The turn of the Screw

(Kötülüğün Döngüsü)

Wikipedia opera ile ilgili şöyle der:

Opera, genellikle konusunu tarihten, mitolojiden, efsanelerden veya güncel olaylardan alan, sözlerinin tümü veya birçoğu müzikle bestelenmiş, içinde güzel sanatların tümünü barındırabilen (dans, dekor, kostüm, ışık vb.), teatral formda bir sahne eseridir.

Ben de şöyle eklemek istiyorum:

Opera, insan sesi ile müziğin bütünleştiği, dinlerken, dans ve kostümler eşliğinde görsel bir şölenle kendimizden geçip dekorla farklı düşlerde kaybolduğumuz müthiş bir sanat eseridir. 

The turn of the Screw (Kötülüğün Döngüsü), Benjamin Britten’in başyapıtlarından biri. Henry James’in aynı adlı gotik hikâyesinden uyarlama. Opera, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneleniyor. 2013 yılında yılında dört ödül almış. 19. Yüzyıl başlarında geçer hikaye. Genç bir mürebbiyenin işe alınması. Yakın zamanda ölmüş eski uşak ve daha önceki mürebbiyenin hayaletleri. Gerilim ve duygu yüklü. 

Eseri internetten buldum ve izledim. Yazdıklarımdan çok öte. Gerçekten mest etti beni. Siz de izleyin muhakkak, linkleri paylaşıyorum.

https://youtu.be/nEDNzmkMmV4?si=zGPs13EuAkfQIrga  Burada biraz daha gizemli odalar ve kurgular eklenmiş. Tam bir İngiliz şöleni. 

Öyle heyecanla izlemeye gittik ailecek. Kadiköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi eski haliyle duruyor. O kadar severim ki bu sahneyi, gerçekten harikadır. Ses düzeni mükemmel, dekorasyon şahane.

Opera başladı. 

Screenshot

Bizim gittiğimizin farklı bir tarihte gösterilmiş performansı. 

Screenshot

Şahsi yorumum olarak ve üstteki ile kıyaslayarak 5 üzerinden değerlendirerek yazıyorum. 

Dekor(2) hiç tatmin edici değil. 

Kostümler(4) güzel. 

Makyaj(4) güzel

Genel ses sistemi (3) 

Ses ve müzik uyumu(2) 

Düet(2)

Karar verdim artık ülke içinde sergilenen özellikle opera ve bale performanslarına  gitmemeye. Yabancı bir grup temsil ederse o başka. Opera sahnelenirken Leyla Gencer’in kemikleri sızlamıştır sanırım. Hani böyle örnekler olmasa biz bu işi yapamıyoruz derim. Yazık 

Replikleri ezberlemek yeterli mi? 

İçine duygu katarsın, oyunculuk sergilersin. En önemlisi opera sanatçısısın. O gür sesler, yankı yankı aryalar nerede? 

Ya müzikle uyum?

Azıcık İngilizcenizi geliştirin. Ezber sonuçta, bari taklit edin, nasıl söylemişler. 

Opera bağırmak değildir. Sesin kulağı tırmalaması ne korkunç şey. 

Dekorda aynalı demir levhalar çok uyumsuz olmuş.

Ödenek mi az? 

Verilen maaş yeterli mi değil? 

İşin hakkını vermek yok mu? Hiç mi güzel yan yok peki? 

Kadın hayalet (Miss Jessel) diğerlerine göre iyiydi. Hem İngilizce söylemi, hem uyum. 

Bir de Miles(Mete Kerem Sesigür). Umarım o da playback değildir. Çünkü linkte yayınladığım orjinal sese çok benzerdi. Neredeyse aynı. Tebrik ederim. 

Köklü bir opera geleneğine sahip bir ülkeyiz. Dünya çapında büyük opera sanatçılarımız her zaman bizi sevinçle sarmalamış. Daha birkaç yıl önce kendimizden geçtiğimiz ne büyülü opera anları bizimleydi. Aida, Carmen, La Bohem. Sahnelerimizde yeniden büyük başarıların elde edileceğine inançla.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir